İskandinav diyeti ölüm riskini azaltabilir mi? Yeni çalışma
American Journal of Clinical Nutrition dergisinde yayımlanan bir çalışma, İskandinav beslenme düzeninin de Akdeniz diyetine benzer biçimde ölüm oranlarında "kayda değer risk azalmaları" sağladığını gösterdi.
Akdeniz diyetinde lif; yapraklı yeşillikler, domates ve narenciyeden, tahıl ise kinoa, esmer pirinç ve buğdaydan sağlanırken İskandinav diyetinde pancar, havuç, şalgam ve orman meyveleri öne çıkıyor. Tahıl olarak da çavdar, arpa ve yulaf tercih ediliyor.
Akdeniz mutfağının temel sağlıklı yağı zeytinyağıyken, İskandinav mutfağında bu rolü ABD'de kanola olarak bilinen kolza yağı üstleniyor.
Kolza yağı, yaygın mutfak yağları arasında doymuş yağ oranı en düşük olanlardan biri. Araştırmalar bu yağın "kötü" kolesterol düzeyini azaltmaya ve kalp hastalığı riskini düşürmeye yardımcı olabileceğini öne sürüyor.
İskandinav diyeti daha az et ve ilave şeker içeriyor; onun yerine tam tahıl, baklagil, belirli balık türleri ve yağı az süt ürünlerine yer veriyor.
Çalışmanın bulguları
Araştırmacılar, ortalama 24 yıl izlenen orta yaş ve üzeri İsveçlilerden oluşan bir grupta sağlıklı İskandinav diyetine bağlılığın her türlü nedene bağlı ölüm üzerindeki etkisini inceledi.
Normal bir beslenme düzenine kıyasla İskandinav diyetini uygulamanın, her türlü nedene bağlı ölüm riskinde anlamlı bir düşüş sağladığı belirlendi.
Araştırmacılar, "Her türlü nedene bağlı ölüm oranlarına ilişkin bulgularımız umut verici" ifadelerini kullanarak, bu etkilerin kısmen kolza yağı tüketiminin artmasından kaynaklanabileceğini belirtti.
Çalışmanın yalnızca İsveç nüfusu üzerinde yürütüldüğünü hatırlatan araştırmacılar, sonuçların farklı geçmişe sahip toplumlara genellenmesinin sınırlı olabileceği konusunda uyardı.
Bulgular, geçen eylül ayında yayımlanan ve İskandinav diyeti uygulayan İsveçli kadın ve erkeklerde ölüm oranının uygulamayanlara göre yüzde 23 daha düşük olduğunu gösteren önceki araştırmalarla örtüşüyor.
Çevresel etkiler
Bu beslenme biçimi; Danimarka, Finlandiya, İzlanda, Norveç ve İsveç'ten yerel, mevsimlik ve çoğunlukla bitkisel kaynaklı gıdalara öncelik vermesi sayesinde karbon emisyonlarını, enerji tüketimini ve kirliliği azaltmasıyla biliniyor.
Araştırmacılara göre, sera gazı emisyonlarının ve ormansızlaşmanın başlıca etkenleri arasında yer alan kırmızı ve işlenmiş etlerin azaltılması, İskandinav diyetini hem halk sağlığı hem iklim açısından yararlı kılıyor ve dünya genelinde sürdürülebilir diyetler için bir model oluşturuyor.



























0 Yorum